15. Ulusal Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Kongresi

7. Avrasya Yoğun Bakım Toplantısı


 
SEPSİS YÖNETİMİNDE KLİNİK ECZACININ ROLÜ
NURSEL SÜRMELİOĞLU 1 DİDEM SÖZÜTEK 2 SİNEM BAYRAKÇI 2 NAZİFE ATEŞ 2 EMRE KARAKOÇ 2 KUTAY DEMİRKAN 3 MURAT GÜNDÜZ 4 DİLEK ÖZCENGİZ 4

1- ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ KLİNİK ECZACILIK ANABİLİM DALI
2- ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ YOĞUN BAKIM BİLİM DALI
3- HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ KLİNİK ECZACILIK ANABİLİM DALI
4- ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON ANABİLİM DALI
 
Özet:

Giriş

Tüm dünyada sepsis insidansında son 20 yıl içinde belirgin artış olduğu ve ağır sepsis gelişen hastaların %50ye varan önemli bir mortalite oranına sahip olduğu bildirilmektedir (1). “Sepsiste Sağkalım Kampanyası” (Surviving Sepsis Campaign, SSC) tedavi yöntemlerinin uygulamaya geçmesi ile sepsiste mortalitenin düşürülmesi hedeflenmiştir (2). Bu kılavuzda, tedavi önerileri ile birlikte, sepsis ve septik şoklu hastaların tedavi sürecine multidisipliner ekibin dahil olmasının, mortalite oranlarını düşürebileceği belirtilmektedir (3). Yapılan çalışmalarla da, multidisipliner ekibe klinik eczacının dahil edilmesinin, başta antimikrobiyal seçimi ve tedaviye başlama süresi olmak üzere, sepsis ve septik şoklu hastaların tedavisinde katkıları olduğu gösterilmiştir (2, 4-7).

 

Amaç

Bu çalışmada, sepsis ve septik şok tedavisinin tüm basamaklarında, ilaç ilişkili sorunların ve klinik eczacının rolünün tanımlanması amaçlanmaktadır.

 

Yöntem

Bir üniversite hastanesinin dahiliye ve reanimasyon yoğun bakım ünitelerinde, sepsis ve septik şok tanılı hastaların tedavilerinde kullanılan ilaçlarla ilgili, klinik eczacı tarafından günlük takipler yapılmıştır. Takip süresince saptanan ilaç ilişkili sorunlara yönelik hekimlere bilgilendirme ve öneriler yapılmıştır. Bu öneriler, SSC ile önerilen tedavi basamaklarına göre sınıflandırılarak (Tablo 1), klinik eczacının sepsis ve septik şoklu hastaların tedavisine katkıları değerlendirilmiştir.

 

Bulgular

            01.03 - 03.08.2018 tarihleri arasında 25 sepsis ve septik şok tanılı hasta takip edilmiştir. Hekimlere toplam 127 öneri yapılmış, bu önerilerin 114’ü (%89,8) kabul edilmiştir. Hastaların sepsis tedavilerinde, en fazla antimikrobiyal tedavi (%49,6, n=63) ve stres ülser profilaksisi (%12,6, n=16) ile ilgili öneriler yapıldığı tespit edilmiştir (Tablo 1). Antimikrobiyal tedavi önerileri ise ilaç seçimi (9), doz değişikliği (40) ve ilaç kan düzeyi izlemi (14) önerilerinden oluşmaktadır. Sepsis dışı tedavilerde yapılan öneriler ise; tedaviye ilaç eklenmesi veya çıkarılması (16), doz değişiklikleri (4), ilaç uygulama saatinin değiştirilmesi (10), ilaç yan etki takibi (2) ve ilaç kan düzeyi izleminden (1) oluşmaktadır. 

 

Sonuç

            Bu kritik hasta grubunda sıklıkla görülen fizyolojik değişiklikler; ilaçların kinetiğini, tedavide gerekli dozunu ve dolayısı ile tedaviden sağlanan yararı etkilemektedir. Bu kesitsel çalışmada, sepsis ve septik şoklu hastaların tedavilerinde yapılan önerilerin, çoğunlukla hastaların antimikrobiyal tedavilerinde ilaç seçimi, doz değişikliği ve ilaç kan düzeyi takibi ile ilgili olduğu tespit edilmiştir. Klinik eczacıların ekip içinde yer alması, sepsis yönetimindeki katkılarından faydalanılması açısından da önem taşımaktadır.

 

 

 

 

 

 

Tablo 1. Takip edilen hastaların tedavileri için yapılan öneriler (n=127)

Tedaviler

Öneri n, (%)

Sıvı Tedavisi

5 (4)

Antimikrobiyal Tedavi

63 (49,6)

Vazoaktif Tedavi

-

Kortikosteroid Tedavisi

-

Sedasyon/Analjezi

-

Venöz Tromboembolizm Profilaksisi

7 (5,5)

Stres Ülser Profilaksisi

16 (12,6)

Glukoz Kontrolü

-

Nütrisyon

3 (2,4)

Sepsis Dışı Tedaviler

33 (25,9)