15. Ulusal Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Kongresi

7. Avrasya Yoğun Bakım Toplantısı


 
KARACİĞER KİST HİDATİĞİNDE PAİR-D SONRASI GELİŞEN ANAFİLAKTİK REAKSİYON VE YOĞUN BAKIM SÜRECİ
İBRAHİM MUNGAN 1 DİLEK KAZANCI 1 ERBİL TÜRKSAL 1 SERDAR YAMANYAR 1 ERDAL BİROL BOSTANCI 1 SEMA TURAN 1

1- TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ
 
Özet:

 Giriş:

Karaciğer Kist hidatik (KKH) hastaları genellikle asemptomatiktir ve tedavi medikal, cerrahi ve perkütan girişim seçeneklerini içerir. PAİR-D (perkütan aspirasyon, enjeksiyon ve reaspirasyon-drenaj) en sık tercih edilen perkütan girişimlerdendir. Bu cerrahi dışı teknikte ameliyat riskleri azalmakla beraber allerjik reaksiyonlar, kanama, enfeksiyon, rüptür gibi bazı riskler aynı oranda kalmaktadır. KKH rüptür oranı % 16ya kadar rapor edilmiştir ancak rüptür olmadan da anaflaksi gelişen vakalar bildirilmiştir. Anafilaktik şok temel olarak tip 1 hipersensitivite ve endotoksik şokun sinerjistik etkilerinin sonucudur. Olgu sunumuzda KKH nedeni ile PAİR işlemi yapılan ve bu sırada anafilaksi gelişen bir hasta ve yoğun bakım (YB) süreci ele alındı.

Vaka sunum

22 yaşında bayan hasta, gastrocerrahi ve radyoloji kliniğince yapılan değerlendirme sonrasında Tip 1 KKH nedeni ile PAİR-D yapılması amacı ile yatırıldı. Daha önce alerjik hastalık öyküsü olmayan hasta, yapılan işlem sırasında gelişen allerjik reaksiyon nedeniyle YB kliniğine yatırıldı. Yapılan US kontrolünde kist bütünlüğünde bozulma saptanmadı. Karaciğer ve böbrek fonksiyonu testleri normaldi ve lökositoz veya eozinofili yoktu. Başlangıçta ekstremitelerde yaygın eritemli döküntüsü olan hastada kısa süre içinde KB ve O2 satürasyonunda düşme, solunum sıkıntısı ve bronkospazm geliştiği gözlendi. Anafilaktik şok tanısı konulan hasta entübe edildi ve agresif sıvı resüsitasyonu, intravenöz steroid, antihistaminik, inhale ve i.v adrenalin- noradrenalin infüzyonu ile medikal tedavisi başlandı. 24 saat içinde ekstübe edilen ve kliniği düzelen hastanın daha sonra servise transferi sağlandı.

3. Tartışma

 KKH için yapılan perkütan işlemlerin  % 0.03ünde ölümcül anafilaksi gelişebildiği belirtilmiştir. Hızlı ilerleyen hemodinamik ve solunum problemleri nedeniyle tedavi hemen başlanılmalıdır. Başlangıç olarak tedavinin amacı yeterli kardiyak debiyi ve dolaşımın yeterliliğini sağlamaktır. Bu açıdan intravasküler volüm replasmanı, Alfa ve beta stimulan vazopresörlerin –özellikle epinefrin- kullanımı ile bronkospasm ve masif periferik vazodilatasyonun geri döndürülmesine çalışılır. Antihistaminiklerin ve kortikosteroidlerin kullanımı da daha fazla alerjik reaksiyonu oluşmasının engellenmesi veya geriye döndürülmesi için tavsiye edilir. Tüm ihtiyati tedbirlere ve kist hidatik rüptürü olmamasına rağmen anaflaksinin ortaya çıkabileceği akılda tutulmalıdır.