15. Ulusal Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Kongresi

7. Avrasya Yoğun Bakım Toplantısı


 
KAPALI SİSTEM KARMA YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE TAKİP EDİLEN NÖROKRİTİK HASTALARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİ VE SONLANIMI
SERDAR EFE 1 ONUR MERT 1 VOLKAN İNAL 1

1- TRAKYA ÜNİVERSİTESİ İÇ HASTALIKLARI YOĞUN BAKIM
 
Özet:

Giriş: Karma yoğun bakım ünitelerinin hasta karmasının önemli bir kısmını nörokritik hastalar oluşturmaktadır. Ülkemizde yoğun bakım yan dal eğitimini tamamlayan uzman sayısının artmasıyla kapalı sistemde hizmet veren karma yoğun bakım ünitelerinin sayısı artmaktadır. Nörokritik hastaların, özelleşmiş nörolojik yoğun bakım üniteleri yerine genel yoğun bakımda takip edilmesinin nispeten daha kötü sonuçlarla ilişkili olduğunu bildiren çalışmalar olsa da literatürde karma YB ünitesinde takip edilen nörokritik hastaların sağ kalımı açısından veriler yetersizdir. Amaç: Üniversite hastanemiz 10 yataklı karma yoğun bakım ünitemizde tedavisi yapılan nörokritik hastaların sağ kalımını retrospektif olarak taramayı amaçladık. Yöntem: 01 Ocak 2016- 31 Aralık 2017 tarihleri arasında üniversite hastanemiz 10 yataklı üçüncü basamak karma YB ünitemizde takibi yapılan 18 yaş üstü ve yatış süresi 24 saatten uzun olan ve primer YB yatış nedeni nörolojik tanıları olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Tekrarlayan yatışı olanların ilk yatışları kaydedildi. Hastaların demografik verileri, alındıkları servisler, APACHE II skorları, nörolojik tanı nedenli yapılan cerrahi girişimleri, yoğun bakım mortaliteleri, PEG ve Trakeotomi açılma oranları retrospektif olarak tarandı. Bulgular: Nörolojik tanılarıyla kabul edilen 60 hastanın (%59 erkek), yaş ortalaması 61,6, ortalama yatış süresi 24,1 gün saptanmıştır. Hemorajik SVO (%36), iskemik SVO (%30), status epilepticus (%13) en sık nörolojik tanılar olup travmatik beyin hasarı, postoperatif serebral kitle, SSS enfeksiyonu, Nöroleptik Malign Sendrom, Guillain Barre Sendromu ve Motor Nöron Hastalığı diğer nörolojik hastalık tanıları olarak tespit edilmiştir. Hemorajik SVO nedeniyle takip edilen her üç hastadan birine kraniotomi gerekmiş, iki hasta için anevrizma kanaması nedenli cerrahi uygulanırken, beş hastaya da kafa içi basıncı azaltmaya yönelik dekompresif cerrahi uygulanmıştır. Hastaların %35’ine ortalama 18. günde trakeotomi ve %15’ine ortalama 26. günde PEG açılmıştır. Nörokritik hastalarımızın APACHE II’ye göre hastalığa özgü beklenen mortalite oranı %47 iken gerçekleşen mortalite oranı ise %33 saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda karma yoğun bakım ünitemizde tedavi edilen nörokritik hasta mortalitesi, hastalığa özgü hastalık şiddet skoruna göre beklenenden düşük gerçekleşmiştir. Hasta karmamızın çoğunluğunu oluşturan hemorajik inme vakalarında mortalite literatürde bildirilen değerlerin ortalama değerlerin altında gerçekleşmiştir.