15. Ulusal Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Kongresi

7. Avrasya Yoğun Bakım Toplantısı


 
SEPTİK ŞOKTA SİTOKİN FİLTRASYONUNUN LAKTAT KLİRENSİ ÜZERİNE ETKİSİ
SEMA TURAN 1 ERBİL TÜRKSAL 1 SEMA SARI 1 DİLEK KAZANCI 1

1- TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
 
Özet:

GİRİŞ Şiddetli sepsis ve septik şok yoğun bakımlardaki mortalitenin başlıca nedenlerinden olup, fizyopatolojisinde sitokinler önemli rol oynamaktadır. Kan purifikasyon yöntemleri septik şokta erken dönemdeki hiperinflamatuar yanıtın neden olduğu organ disfonksiyonunu önlemek için son yıllarda kullanılabilen yöntemlerdir. Sitokin filtrasyonunun başarısını değerlendirmek için klinik ve labaratuar veriler kullanılmakla birlikte, sitokin seviyelerinin işlem öncesi ve sonrası ölçülmesi altın standarttır. Ancak özel laboratuar imkanları gerektirmekte ve oldukça pahalı bir yöntemdir. Şiddetli sepsis veya septik şok sırasında kan laktat konsantrasyonu ve laktat klirensi 28 günlük mortalite için öngördürücüdür. Septik şokta erken resüsitasyonun başarısını göstermede önemli bir parametre olan laktat klirensinin sitokin filtrasyonun etkinliğini değerlendirmede uygun olabilir. AMAÇ Bu çalışmada septik şok tanılı hastalarda sitokin filtrasyonunun laktat klirensi üzerine etkisini değerlendirmeyi amaçladık. YÖNTEM Hastanemizde 2016-2018 yılları arasında septik şok tanılı ve sitokin filtrasyonu uygulanan hastaların yaş, cinsiyet, tanı, sitokin filtrasyonun ne zaman yapıldığı, sayısı, filtrasyon öncesi ve sonrası laktat değerleri, laktat klirensi retrospektif olarak değerlendirildi. BULGULAR Çalışmamızdaki 11 olgunun 8’i erkek, 3’ü kadındı ve yaş ortalamaları 53,7±16,1idi. Sepsis kaynağı 9’unda intraabdominal, 1’inde akciğer, 1’inde kardiyak kökenliydi. 11 hastaya ortalama 25,4±18,5 saat sonra toplamda 26 adet sitokin filtrasyonu uygulandı. Sitokin filtrasyonu öncesi ortalama laktat değerleri 6,5±4,8 iken, sonrasında 4,17±4,11 ve laktat klirensi ortalama 39,1±24,4 olarak tespit edildi. Apache-II skorları ortalama 17,7±5,5 olan hastaların sitokin filtrasyonu sonrası 7 günlük mortalitesi %18,1 toplam mortalitesi %63,6idi. Klinik bulgular tablo-1’de ayrıntılı olarak mevcuttur. SONUÇ Septik şok tedavisinde sitokin filtrasyonu uygulamaları yeterli kanıt olmaması nedeni ile henüz sepsis rehberinde yerini tam olarak alamamıştır. Ancak az sayıda olgularla yapılan çalışmalar sitokin filtrasyonun yapılma zamanı ve sayısının septik şoktan geri dönüşü olumlu etkilediğini ancak mortalite üzerine etkisinin olmadığı yönündedir. Bu önçalışmamızda sitokin filtrasyonu yapılan olgularda laktat klirensi artmaktadır ve laktat klirensi yüksek olan hastaların septik şok nedenli mortaliteleri oldukça azalmaktadır. İstatistiksel olarak anlamlı sonuçlar için daha çok hasta içeren karşılaştırılmalı çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.