15. Ulusal Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Kongresi

7. Avrasya Yoğun Bakım Toplantısı


 
YOĞUN BAKIMDA HANGİ HASTADA NÖROENDOKRİN TÜMÖR AKLA GELMELİ?
COŞKUN ATEŞ 1 MERİH REİS ARAS 1 SERDAR EFE 1 VOLKAN İNAL 1

1- TRAKYA ÜNİVERSİTESİ İÇ HASTALIKLARI YOĞUN BAKIM
 
Özet:

Giriş:Nöroendokrin sistemden köken alan Nöroendokrin tümör (NET)’lerin %60–90ı gastointestinal ve pankreatik sistemde gelişir. Akciğer, timus, adrenal gland, mesane, larinks diğer yerleşim yerleridir. Pankreatik NET’ler (İnsülinoma, Gastrinoma, Glukagonoma, ViPoma, Somatostatinoma) ve diğer NET’ler (genellikle karsinoid) olarak ikiye ayrılabilir. Gastrointestinal sistemde bulunan enterokromaffin hücrelerden köken alan ve serotonin/prostoglandin salgılayan tümörler “Karsinoid Tümör” olarak adlandırılır. Salgıladıkları hormonlara göre farklı klinik tablolar gelişebilir. Olgu: İshal yakınmasıyla iki yıl önce gastroenteroloji servisine yatırılan 48 yaşındaki erkek hastanın karaciğerinde nöroendokrin tümör metastazı tespit edilmiş ancak primeri saptanamamış. Karaciğer lezyonu rezeksiyona elverişli olmadığından semptomları yatıştırmak ve tümör büyümesini durdurmak amacıyla ayda bir kez somatostatin analoğu başlanmış. Dış merkezde takipli hasta acil serviste genel durum bozukluğu nedeniyle görüldü. İshal, kusma, oral alım bozukluğu, akut böbrek hasarı (Üre:185 Cre:7,7) ve derin metabolik asidozu (pH: 6,91, pCO2: 18, HCO: 3.6, pO2: 72) olan hasta yoğun bakıma alındı, entübe edilerek, CVVHDF desteği başlandı. Potasyum ve HCO3 replasmanı yapıldı. Hastanın diğer laboratuvar tetkiklerinde WBC: 27100, Hgb: 12, plt: 306 bin, Na: 138, K: 2.1, Cl: 121, Ca: 9.4, albumin: 2.1, P: 4.3, Mg: 2.1, CRP: 3.9, AST: 15, ALT: 21 saptandı. Abdominal BT ve MR tetkiklerinde iki yıl önce karaciğerde kaudat loba ve karaciğer hilus inferiorunda doğru uzanım gösteren, 8x5.5 cm boyutlarında kitle lezyonunun 6,6x 5 cm’ye gerilediği görüldü. Onkoloji görüşü alınarak hastaya Somatostatin 1x250 mcg intravenöz olarak başlandı ve ishalin devam etmesi üzerine 3x100 mcg şeklinde devam edildi. Yatışının üçüncü gününde ekstübe edilen hastanın idrar çıkışı başladı ve renal fonksiyonları da düzelen hasta yatışının beşinci gününde onkoloji servisine devredildi. Sonuç: Nöroendokrin tümörler geç tanı aldığından iki hastadan biri karaciğer metastazı ile gelebilir. Yoğun bakım pratiğinde oldukça nadir rastlanan nöroendokrin tümör, kronik ishalin eşlik ettiği hipokalemi ve derin metabolik asidozlu hastalarda akılda tutulmalıdır. Şüphelenilen vakalarda Chromogranin A, 5- HİAA, CA19-9 ve CEA düzeylerinin incelenmesi önerilir.