15. Ulusal Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Kongresi

7. Avrasya Yoğun Bakım Toplantısı


 
RENAL REPLASMAN TEDAVİSİNE DİRENÇLİ BİR TÜMÖR İLİŞKİLİ LAKTİK ASİDOZ OLGUSU
KAMİL İNCİ 1 OĞULCAN BOZ 1 ABDULLAH MÜNCİ YAĞCI 2 Ş. GÜLBİN AYGENCEL BIKMAZ 1

1- GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI YOĞUN BAKIM BİLİM DALI
2- GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI HEMATOLOJİ BİLİM DALI
 
Özet:

Giriş

Tümör ilişkili laktik asidoz(TLA), nadiren görülen ve genellikle ölümcül seyreden bir komplikasyondur. Genellikle hücre döngüsü hızlı, mitoz aktivitesi yüksek olan tümörlerin seyrinde karşılaşılmaktadır. Burada lenfoma nedeniyle takip edilen 44 yaşında bir erkek hastada gelişen ve ölümcül seyreden bir TLA tablosu sunulmuştur.

Olgu

44 yaşındaki erkek, 4 ay önce evre-4 anjioimmunoblastik T hücreli lenfoma tanısı almış, 2 kür siklofosfamid, doksorubisin, vinkristin ve prednizolon ve 2 kür aynı rejime etoposid eklenerek aldığı kemoterapi sonrasında yanıtsız olarak değerlendirilmiştir. Ardından 2 kür ifosfamid, gemsitabin ve vinorelbin tedavisi altında kararlı hastalık olarak değerlendirilmesi üzerine  yüksek doz metotreksat ve bendomistin uygulanmıştır. Son küründen 2 hafta sonra ateş, genel durum bozukluğu ve solunum sıkıntısı şikayetleriyle acil servise başvuran hasta, servis takibinde progresif artış gösteren laktik asidozu ve genel durum bozukluğu nedenleriyle yoğun bakım ünitesine devir alınmıştır. Kabulünde genel durumu kötü, bilinci konfüze olup takipneik ve taşikardikti. Vücut ısısı normal sınırlarda olan hastanın muayenesinde enfeksiyon odağı saptanmadı. İmmünsupresyon ve pansitopenisi nedeniyle enfeksiyöz süreç ekarte edilemeyeceği için ampirik piperasilin-tazobaktam tedavisi başlandı. Yoğun bakıma kabulünde kan basıncı ve böbrek fonksiyon testleri normal sınırlarda olan hastanın laktat seviyesi 20mmol/L düzeyinde idi ve serum anyon açığı artmış metabolik asidozu mevcuttu. Hastada enfeksiyon düşündüren anlamlı septom, muayene bulgusu ve ateş olmaması, laktik asidozu tetikleyebilecekcek ilaç kullanım öyküsü bulunmaması, kültürlerinde ve pcp, cmv ve aspergillus gibi fırsatçı patojenlere yönelik tanısal testlerde etken saptanamaması nedenleriyle sepsis ilişkili laktik asidozdan uzaklaşıldı. Yaygın lenf nodu ve organ tutulumu olması ve hücre döngüsü hızlı bir tümör olması nedenleriyle laktik asidoz tablosunun tümör ilişkili olabileceği düşünüldü. Serum laktat düzeyi ve metabolik asidozu progresif artış gösteren hastaya sürekli venövenöz hemodiyafiltrasyon başlandı.  Bilinç değişikliği nedeniyle elektif entübe edildi. Renal replasman uygulaması esnasında kan akımı, diyalizat ve replasman miktarlarının tedrici olarak artırılmasına rağmen diyaliz tedavisinin 12. saatinde eksitus oldu.

Sonuç

Nedeni aydınlatılamayan laktik asidoz tablosu mevcut olduğunda, hastanın aktif bir malignitesi mevcut ise TLA gelişmiş olma ihtimali gerek tedavinin hızlı ve agresif bir şekilde yönetilebilmesi gerek ise prognozun oldukça kötü olması nedeniyle göz önünde bulundurulmalıdır.